Türkiye, başarılı tarım yönetimi sayesinde fındık, vişne, kiraz, haşhaş tohumu ve kayısıdaki üretim miktarları ile dünya birincisi oldu.
25 deniz otobüsü ve 10 hızlı feribotla hizmet veren İDO, 2010 yılında 118 milyon yolcu taşıdı.
Sağlık Bakanlığı ilaç üreticileriyle pazarlık ederek yılda 900 milyon dolar tasarruf sağladı.
İçinde 64 cadde ve sokak ile iki bedesten olan Kapalıçarşı, internet üzerinden 15 bin kare fotoğrafla oluşturulan 360 derece sanal turla gezilebilecek.
Eti Maden İşletmeleri şuanda 2 milyon tonun üzerinde bor kimyasalı üretiyor.
Tarımda stratejiye önem veren Türkiye, son on yılda tarımsal desteklemeleri 1.8 milyar liradan 7,6 milyar liraya çıkardı.
Devlet müze ve ören yerlerinden 2011 yılında 254 milyon liraya yakın gelir elde etti. On yıl önce sadece 26 milyon lira gelir sağlamıştı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı özel tiyatrolara on yıl önce sadece 850 bin TL destek veriyordu. Bu miktar şimdi 3 milyon 500 bin TL oldu.
Ukrayna tatile gitmek isteyen Türk vatandaşlarına 15 günlük vizelerini vardıkları Ukrayna havalimanlarından verecek.
Sağlık Bakanlığı’nın Alo 184 hattını günün her saatinde tüm sağlık sorunlarınızla ilgili arayabilirsiniz.
Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü açma izni verilen Muş Alparslan Üniversitesi, 2014 yılında bu bölüme öğrenci almaya başlayacak.
Türkiye’de on yıl önce ISBN (Kitap Uluslararası Seri Numarası) verilen kitap sayısı 16 milyondu. 2011 yılında 35 milyona ulaştı.
2002’de destekleme kapsamına alınan bal sektörü, üretimi yüzde 35 artırdı. Yıllık 82 bin ton bal üreten Türkiye, Çin’den sonra ikinci oldu.
Esenler Belediyesi’nin 2011 Şubat ayında başlattığı atık yağ projesinde, her ay toplanan 3 ton atık yağ ile yaklaşık 5 bin litrelik temizlik malzemesi üretildi.
Kanserle mücadele amacıyla son on yılda 81 ilde 84 kanser tarama merkezi açıldı. Bu merkezlerdeki tüm taramalar ücretsiz yapılıyor.
Sağlık Bakanlığı, bebek ve anne adaylarındaki demir eksikliğiyle mücadele için ücretsiz demir damlası ve hapı dağıtıyor.
Kamu kurumlarına e-devlet yoluyla rahatlıkla ulaşan vatandaşların sayısı 12 milyona yaklaştı.
9 yıl önce 18 olan MR cihazı sayısı 247’ye, 12 olan tomografi cihazı sayısı 375’e, 1510 olan diyaliz cihazı sayısı ise 4119’a ulaştı.
Kolları olmayan milli yüzücü Beytullah Eroğlu, Avrupa Bedensel Engelliler Yüzme Şampiyonası‘nda Türkiye’ye ilk kez altın madalya kazandırdı.
2011 Mayıs ayı TÜİK verilerine göre, Türk sanayisi önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 oranında büyüdü.
5 bin veteriner ve ziraat mühendisi, çitfçiyle omuz omuza çalıştı. 22 bin çiftçiye 11 milyon TL’lik danışmanlık hizmeti verildi.
Çocuk sahibi olamayan evli çiftler, tüp bebek tedavisinden genel sağlık sigortası kapsamında ücretsiz olarak yararlanabiliyor.
Türkiye’de on yıl önce sadece 28 tane katı atık kazanma tesisi vardı. Günümüzde tesis sayısı 362’ye yükseldi.
Artan ve gelişen sağlık hizmetleri yüz güldürüyor. Bu alandaki memnuniyet oranı 11 yıl önce yüzde 39’du, şimdiyse yüzde 76!
Doğalgaz on yıl önce sadece 9 şehirde kullanılabiliyordu. 2011 yılında 67 şehre doğalgaz verildi.
Türkiye, yerli demiryolu enstitüsünü kurdu. Sakarya, Konya, Afyon, Erzincan, Karabük, Sivas ve Çankırı‘da kurulan tesislerde hızlı trene dair herşey üretiliyor.
İnternette yayınlanan videolarıyla tanıdığımız ‘Metro cazcıları’ Avusturya’da düzenlenen Dünya Koro Şampiyonası‘nda birinci oldu!
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ulaşımda denizin daha çok kullanılması için Boğaz’ın sahil şeridine paralel yönde seferler başlattı.
Patent başvurularında dünya 2’ncisi olan Türkiye Uluslararası patent başvurularında da yüzde 500’lük bir büyüme gerçekleştirdi.
Sekiz yıl önce 392 TL olan en düşük memur maaşı 2011 yılında 1460 TL’ye yükseldi.
Günseli Özen Ocakoğlu | 16 Şubat 2012 17:02
Kim demiş golf, zengin erkeklerin sporudur diye!. Önümüzdeki günlerde Avrupa'nın en prestijli turnuvalarından biri Avrupa Bayanlar Golf Turnuvası Antalya'da yapılacak.
10-12 Mayıs tarihlerinde National Golf Kulübü'nde gerçekleşecek turnuvanın başlama düğmesine şubat ayında Avustralya'da basılmış. 30 ülkeden 126 profesyonel kadın golfçünün katılımıyla gerçekleşecek turnuvanın organizatörü sermaye ve yatırım danışmanlık şirketi Mineks International.
Bugüne değin golf ile şahsen hiç muhabbetim olmadı. Dolayısıyla kuralları ve kazananları hakkında pek bilgi sahibi değilim. Bu nedenle de National Golf Club'ın duvarlarında adı yazan isimleri tanımıyorum. Mesela geçen senenin şampiyonu Hollandalı Christel Boeljon bu yıl da çok iddialıymış. İngiliz Melisa Reid'in yanı sıra, Sophie Gustafson, Becky Brewerton, Laura Davies ve Amerika'nın en başarılı oyuncularından kabul edilen Christina Kim gibi isimler de bu yıl turnuvaya katılacaklarmış. Tüm yıl boyunca sürecek turnuva Türkiye'den sonra Slovakya, İsveç, Portekiz, İngiltere, Dubai, İrlanda, İskoçya ve Fransa'da devam edecekmiş.
TIger Wood'a yılda 1 milyar dolar
Peki, bizden kimse var mı? Şimdilik maalesef ama önümüzdeki 3-5 yıl içinde Antalyalı gençler uluslararası sahalarda başarılarıyla anılacaklar. Mineks International ve National Golf Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Göktuna, Antalya ilçe ve köylerinden yetenekli çocuklar için NGC Junior Akademi adı altında bir golf okulu başlatmış. 7-17 yaş arasındaki 80 yetenekli köy çocuğunun yanı sıra SHÇEK'ten de yetenekli çocuklara golf okulunda imkân sağlanıyormuş. Göktuna "Çocuklara golfün yanı sıra İngilizce, sağlıklı yaşam ve beslenmeyle toplumsal adab-ı muaşeret kuralları da öğretiliyor. Ayrıca anne ve babaların isteğiyle okulda bir din görevlisi de din dersi veriyor. Sürekli doktor kontrolünde olan çocuklar Junior Academi'de başarılı bir kariyer için mücadele ediyor. Tiger Wood'un 1 milyar dolarlık kazancı iyi bir motivasyonsa da şimdilerde İngiltere'de eğitim alan ve ülkemizin tek diplomalı golf hocası olacak olan Antalyalı Bekir Kara, bu gençler için iyi bir örnek.
Çocukların çoğu Türkiye Golf Federasyonu A Milli Takımı'na aday. Ayrıca 14-16 yaş grubundaki çocukların birçoğu daha şimdiden Türkiye liginde oynamaya hak kazandı ve 1 kız, 3 erkek olmak üzere 4 öğrenci 16 yaş altı milli takım kadrolarında yer aldı." diyor.
Golf, en çok getirisi olan branşıdır
Bülent Göktuna'ya bu turnuvanın ülkemiz turizmi ve özellikle Antalya adına katkısını sorduğumda, "Ülkemizin uluslararası arenada bilinirliğini artıracak ve sesimizi daha fazla golf severe duyuracak. Ayrıca golf sporunu Türkiye'ye de tanıtarak Antalya bölgesinin turizmine de önemli katkı sağlarken oyunlar naklen yayınlanacağından bölgeye ilgi artacaktır. NGC'ın, EPGA/Avrupa Profesyonel Golfçular Derneği'nin standartlarında uygun ilk golf sahası." diyor.
Göktuna'ya 'Sponsorlarınız var mı?' diye soruyorum. Yokmuş. Yaklaşık 800 bin Euro'luk organizasyon kendileri tarafından karşılanacakmış. Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Tanıtma Genel Müdürlüğü'nün desteğinin olacağını söyleyen Bülent Göktuna'ya olayın bir spor turizmi etkinliği olduğunu söyleyerek Spor Bakanlığı'nın desteğini isteyip istemediklerini soruyorum. "Şimdiye değin bir gelişme kaydedemedik!" diyor.
Arap sermayesi, enerji ve organik tarıma yatırım yapmaya geliyor
Bülent Göktuna, uluslararası sermaye ve yatırım şirketi Mineks'in de başında. Pek çok şirketin birleşmesine ve ülkemize gelmesini sağlamış başarılı bir işadamı. Mineks'in herkesçe bilinen işlerinden biri de Vodafone'un Türkiye'ye gelmesi. Konu yatırım olunca sorularımız elbette kriz ve yatırım eksenine dönüyor. Geçtiğimiz aylarda İstanbul Cerrahi Hastanesi'ni 60 milyon dolara satın alarak yeni yatırımlar yapan Göktuna, önümüzdeki süreçte daha çok sağlık, lojistik ve enerji sektörlerine yatırımın yapılacağını söylüyor. Kendisi de Erbil'de bir hastane sahibi alan Göktuna, Acıbadem Grubu'nda olduğu gibi sağlık sektörünün Arap sermayesinden başka yatırımlar almaya devam edeceğini ifade ediyor.
"Öngörüm Batı'dan sermaye aktarımının olmayacağı yönünde. Arap sermayesinin gelmeye devam edeceğini söyleyebilirim. Ancak Arap yatırımcı kolay değildir ve en üstten patron düzeyinde bire bir iletişim kurularak ikna edilebilir. İhaleye de asla girmezler." diyor.
Yatırımları beklemek yerine İslamî sermayenin gelmesi için yeni enstrümanların kullanılması gerektiğini söyleyen işadamı, "Sukuk, bir yöntem olabilir. Buna faizsiz bono da diyebiliriz. Bono sahibine faiz yerine başka ürün ve hizmetlerle ödeme yapılıyor." diye açıklıyor. Malezya ve Endonezya gibi ülkelerde sukuk finansmanının çok iyi işlediğini söyleyen Bülent Göktuna, önümüzdeki süreçte BAE ve Körfez ülkelerinden bazılarıyla 2 milyar dolarlık bir sukuk kredisi yatırım şirketi kurarak enerji işine yatırım yapacaklarını ve Arapların ülkemizde daha çok organik tarım işine girmeyi planladıklarını söylüyor.
'Yaşamda ya İZ bırakırsın ya da İS'
Sürdürülebilir bir dünya için doğaya ilişkin kaygıları olan birisi ORSA iletişim ajansının başkanı Salim Kadıbeşegil. Oyun Bitti, onun yedinci kitabı. İçindeki pek çok örnekte şirketlerin okumaktan hazzetmeyeceği görüşleri var. Kadıbeşegil, yazmaya 1980'de başlamış. Kendine, "Geçmişe bakınca kendimi hep bir kitabın peşine düşmüş görüyorum. Bugüne kadar hiçbir ticarî getirisi olmayan bir işin peşine ısrarla niye düşer ki insan? Yazılanların zamanın akışı içinde gerçekliğini, derinliğini kaybetme riski çok yüksek bir alanda bu tutku niye?" diye soruyor. Yanıtını da yine kendisi veriyor: "Bu son kitap, Oyun Bitti ile sanırım bunun yanıtı geldi. İnsanın kendini 'gerçekleştirme' yolundaki kilometre taşlarıyla, yaşamın içindeki yolculuk bu kitaplar. Her biri ardı ardına sıralandığında daha da anlamlı hale geliyor. Ama Oyun Bitti'de yaşamımın bundan sonraki kısmını kendisine emanet ettiğim ve ansızın aramızdan uçup giden Victor Ananias'ın ruhu var. Onun gibi yaşamak ve onun gibi göçmek sanki. Kendi sunumlarımda da bunu kullanmıyor muydum: "Yaşamda ya İZ bırakırsın ya da İS"
Salim Kadıbeşegil'in son kitabı doğada biz farkında olmadan nelerin olup bittiğini anlatıyor. Cesur bir kitap.