Şimdiki üniversiteliler çok şanslı; Bu yıl lisans öğrencileri 260, master öğrencileri 520, doktora öğrencileri de 780 lira burs ve kredi desteği alıyor.
Türkiye’de 80 yılda 6500 kilometre duble yol yapılırken son on yılda 14000 kilometre duble yol yapıldı.
Cumhuriyetin 100. yılına kadar yapılması planlanan savaş uçağı için fizibilite çalışmalarına başlandı.
Türkiye, 2011 yılının ilk altı ayında bütçede, tam 2.9 milyar liralık bir fazla verdi. Bu sayede Türkiye 41 yıl sonra bir ilki gerçekleştirmiş oldu
Türkiye’de son on yılda kayıt dışılık oranı yüzde 52’den yüzde 43’e geriledi.
Son on yılda içme suyu olmayan 33 bin köye ve burada yaşayan 10 milyon vatandaşa içme suyu götürüldü.
Kimya sektörü, 2011 yılının ilk 6 ayında tüm sektörler arasında yüzde 41,17’lik artışla en yüksek ihracat artışına ulaşan sektör oldu.
Sekiz yıl önce 392 TL olan en düşük memur maaşı 2011 yılında 1460 TL’ye yükseldi.
Artan ve gelişen sağlık hizmetleri yüz güldürüyor. Bu alandaki memnuniyet oranı 11 yıl önce yüzde 39’du, şimdiyse yüzde 76!
Sağlık Bakanlığı tarafından verilen evde bakım hizmetlerinin ücreti, 2010 yılından beri devlet tarafından ödeniyor.
Türk bilim adamları böbrek yetmezliğine neden olan PTPRO adlı geni keşfetti. Keşif hastalığın çözümüne ilişkin umut oldu.
Bakımı yapan ebeveyne asgari ücret maaş ödeniyor ve anne eğer çalışıyorsa 5 yıl erken emekli olma hakkı var.
2011 yılında 162 özel tiyatro Kültür ve Turizm Bakanlığı‘ndan destek aldı. On yıl önce 59 tiyatroya destek veriliyordu.
Çevre ve Orman Bakanlığı 2008-2012 arasında 2 milyon 300 bin hektar alanı ağaçlandırmayı ve 2 milyar 300 milyon ağaç dikmeyi hedefliyor.
Çankaya Üniversitesi öğrencileri, büyük firmaların yıllardır üzerinde çalıştığı quadratoru 8 ayda havalandırmayı başardı.
Türkiye’nin fındık ihracatı, 30 Haziran 2011 tarihi itibariyle geçen yıla göre 51 bin ton artış gösterdi ve toplamda 246 bin 232 tona ulaştı
Ordu-Giresun Havalimanı Türkiye’de ilk, dünyada ise ikinci denize dolgu yapılarak inşa edilen havalimanı olacak.
Türk filmleri tercih eden izleyici sayısı, son 8 yılda tam 11 kat artarak 22 milyona ulaştı. Gişe hasılatı da söz konusu dönem içerisinde 380 milyon liradan 2 milyar dolara çıktı.
Sivil toplumun örgütlenmesini kolaylaştıran yasa değişiklikleri son 10 yılda, 61 bin olan dernek sayısını 88 bine çıkarttı.
2009 yılında 16 bin dekarlık alanda 19 bin tonun üzerinde hasat gerçekleştiren Hatay, geçtiğimiz yıl ise 21 bin ton hasatla Türkiye’nin zirvesine çıktı.
Türkiye’nin Tarımsal Gayri Safi Yurtiçi Hasılası son 10 yılda 36 milyar TL’den 79 milyar TL’ye çıktı.
2004’te kurulan PTT Bank, bin 357 şubesiyle PTT’nin karını 7 yılda 11 milyon liradan 230 milyon liraya yükseltti.
25 deniz otobüsü ve 10 hızlı feribotla hizmet veren İDO, 2010 yılında 118 milyon yolcu taşıdı.
Türkiye’de bulunan toplam 157 tünelin 105’i son on yılda yapıldı.
2010 yılında 17.5 milyar TL ciroya ulaşan teknoloji sektörü yüzde 19.4 büyüdü.
2000 yılında trafik kazalarında 5566 kişi hayatını kaybetti. 2010’da duble yollar sayesinde ölü sayısı 4041’e düştü. Yani 1525 kişi kazalarda ölmedi.
Hava kalitesinin ölçüldüğü istasyon sayısı on yıl önce sadece 16 taneydi. Şimdi 116 istasyonda ölçüm yapılıyor.
Geçen sene Hollanda’dan Türkiye’ye 350 bin yolcu geldi. Bu yolcuların yüzde 55’ini THY taşıdı.
Bugün Türkiye’de yeni doğan bebeklere özel 5000 yatak var. On yıl önce sadece 600 yatak bulunuyordu.
Yıllık elektrik üretimini on yılda 31 binden 45 bin megavata çıkartan Türkiye, Gürcistan, Suriye ve Yunanistan’a elektrik satmaya başladı.
Serdar Akbıyık | 17 Şubat 2012 16:02
Yüzüklerin Efendisi, 300 Spartalı gibi büyük bütçeli Hollywood yapımlarıyla yarışabilecek bir yapım olan Fetih 1453 gişe rekorları kıracaktır...
Faruk Aksoy’un hem yapımcılığını hem yönetmenliğini yaptığı Fetih 1453 Perşembe günü saat tam 14.53’te izleyici karşısına çıktı. Film 160 dakika ama nasıl geçtiğini anlamadım. Türk sinemasında Yüzüklerin Efendisi, Cennetin Krallığı ve Truva kadar başarılı savaş sahnelerinin olduğu bir film çekileceğini söyleselerdi güler geçerdim. Filmi seyredene kadar da güldüm geçtim. Ama gerçekten başarılı bir yapımla karşı karşıya kaldım. Savaş sahneleri muhteşem. Filmin sadece çekimleri iyi değil, Türklerin İstanbul’u fethi de senaryo açısından iyi işlemiş. Bize anlatılan bazı sözler vardır ve efsane gibidirler. Fatih Sultan Mehmet’in “Ya Konstantin’i alacağım veya Konstantin beni alacak” gibi sözleri filmin içine serpilmiş. Ama asla didaktik olmamış.
Film dünyada ses getirecek
Bu demektir ki filmin yönetmeni başarılı bir iş çıkarmış. Hani diyorlar ya Türk sineması tarihinin en pahalı filmi. Bence bunu hak ediyor. Bu film sadece Türkiye’de iyi gişe yapmayacak. Bu film Arap coğrafyasında ve Avrupa’da da büyük iş yapacak. İşte bir sinema böyle evrensel ürün çıkarabilir. Ve şundan da eminim yurtdışındaki sinema otoriteleri de bu filmi sevecektir. Filmin daha çekim zamanlarında Yunanistan’da güya bu filmin çekimlerine engel olmak istemişler gibi haberler vardı. Her ülkenin veya toplumun aşırı uçları olur. Ama bunlar gerçek sinema otoritelerinin yorumları değildir. Yurt dışında hatta Hollywood’ta bile bu filmin iyi yorumlar alacağını düşünüyorum. Oyunculuklara gelince Fatih Sultan Mehmet karakterini canlandıran Devrim Evin bence zincirin en zayıf halkasıydı. Ama filmin heyecanı ve senaryonun başarısı sayesinde onu bile kabullenebildi bilincim. Evin’in oyunculuğunu eleştirmiyorum aslında. Ne yazık ki fiziği role oturmamış. Onun şansına belki de yüzü en bilinen padişahı oynuyor. Fatih Sultan Mehmet’in karakteristik burnu ve şahin bakışları ne yazık ki Devrim Evin’de yok. Ama başka bir isim var ki hem performansıyla hem fiziğiyle filme harika oturmuş. Ulubatlı Hasan’ı canlandıran İbrahim Çelikkol bu filmiyle Hollywood tarafından keşfedilirse sakın şaşırmayın. Eğer bu film tarihi filmlerin tekrar çekilmesi gibi bir etki yaratırsa başrol oyuncusu hazır. Ulubatlı Hasan’ın şehit olduğu çekimler ve sancağı burça saplaması bu millet için herhalde etkileyici, duygulu sahnelerdir.
Kurtuluş savaşı filmi hakkımız
Kadın oyunculara gelince Dilek Serbest’ten bu kadar başarılı bir performans beklemiyordum. Karikatürize olmaya çok yakın bir rolü canlandırıyor ama işi kotarıyor. Hem kadın güzelliğini hem de tarihi bir karakterin canlandırma sorumluluğunu üstünde başarıyla canlandırıyor. Bu film Türk sinemasının Türk milletine borcunu ödemeye başladığı bir yapım. Yunanistan’da 300 Spartalı, Alexander gibi filmler çekilirken veya başka ülkeler tarihlerini beyaz perdeye aktarırken biz Cüneyt Arkın’ın büyük yokluklar ile çektiği üç beş kılıçlı filme mahkum olmuştuk. Ama bu sefer durum öyle değil. Bir devri kapatıp yeni bir devri açan Türk milletinin önemli tarihi olayını daha yeni başarılı bir şekilde filme çekebildik. Artık adam gibi bir Kurtuluş Savaşı filmi beklemek hakkımızdır sanıyorum.
FİLMİN KÜNYESİ
Yönetmen:
Faruk Aksoy
Senaryo: İrfan
Saruhan, Atilla Engin
Oyuncular: İbrahim
Çelikkol, Devrim Evin, Dilek Serbest,
Recep Aktuğ
Süre: 165 dk.
Star, 17 Şubat 2012