Acil çağrı hizmetleri 2010’da Avrupa ülkelerindeki gibi tek numarada toplandı. Böylece numara karmaşası bitti.
Türkiye’de internet kullanıcı sayısı son 10 yılda yüzde 1750 oranında artış gösterdi. Her 3 kişiden birinin düzenli olarak internet kullanıyor.
Kamu kurumlarına e-devlet yoluyla rahatlıkla ulaşan vatandaşların sayısı 12 milyona yaklaştı.
On yıl önce IMF’ye borcumuz 25.6 milyar dolarken 2011 itibarıyla sadece 5.5 milyar dolar borcumuz kaldı.
2008 yılında başlatılan milli ağaçlandırma seferberliği kapsamında, 1,5 milyara yakın fidan toprakla buluşturuldu. 2012 yılı içerisinde de 300 milyon fidanın dikilmesi için de harekete geçildi.
2000 yılında Türkiye’de 33.5 milyon kişi uçağa binmişti. 2010’da bu sayı 103 milyona çıktı. 10 milyon kişi hayatında ilk defa uçağa bindi.
10 yıl önce 4200 masaüstü ve 55 laptopa sahip adalet sarayları, şuan 40 bin masaüstü ve 16 bin laptopla hizmet veriyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ulaşımda denizin daha çok kullanılması için Boğaz’ın sahil şeridine paralel yönde seferler başlattı.
Merkez Bankası‘nın döviz rezervi Şubat 2011’de 82 milyar dolara çıktı. On yıl önce 27,5 milyar dolardı.
Sağlık Bakanlığı tarafından verilen evde bakım hizmetlerinin ücreti, 2010 yılından beri devlet tarafından ödeniyor.
Sağlık Bakanlığı, 2011 yılından itibaren sözleşmeli personele de nöbet nedeniyle kullanamadığı izinlerin ücretini ödemeye başladı.
Türk bilim adamları böbrek yetmezliğine neden olan PTPRO adlı geni keşfetti. Keşif hastalığın çözümüne ilişkin umut oldu.
TÜBİTAK, yurt dışında doktora yaptıktan sonra Türkiye’ye dönen araştırmacıya aylık 3 bin 250 TL burs veriyor.
SGK Başkanlığı’nın e-Devlet kapısı üzerinden başlattığı yeni uygulama ile kişinin sigorta bilgilerini sadece kendisi görebiliyor
2010 yılında Türkiye’de 1 milyon 650 bin kişi tiyatro oyunu izledi. On yıl önce sadece 1 milyon kişi izliyordu.
1986 - 2000 yılları arasında 8 milyar dolar olan özelleştirme geliri son on yılda 34 milyar dolara ulaştı.
Şimdiki üniversiteliler çok şanslı; Bu yıl lisans öğrencileri 260, master öğrencileri 520, doktora öğrencileri de 780 lira burs ve kredi desteği alıyor.
Yoğun bakım yatak sayısı, son on yılda tam 10 kat artarak 869’dan 8 bin 100’e çıktı.
Deniz kirliliği on yıl önce sadece 26 istasyondan izleniyordu. Günümüzde 198 istasyondan sürekli takip ediliyor.
Son on yılda tam 160 bin yeni derslik inşa edildi. Bu rakam, bütün Cumhuriyet tarihindeki rakamın 3’te 1’i.
Bugün Türkiye’de 100 litre atık suyun 70 litresi arıtılarak yeniden kullanılıyor. On yıl önce sadece 36 litresi arıtılabiliyordu.
Eti Maden İşletmeleri şuanda 2 milyon tonun üzerinde bor kimyasalı üretiyor.
Yurtlarda kalan üniversite öğrencileri artık daha sağlıklı beslenebiliyor. Üniversitelilere her ay 150 TL beslenme yardımı yapılıyor.
Kanserle mücadele amacıyla son on yılda 81 ilde 84 kanser tarama merkezi açıldı. Bu merkezlerdeki tüm taramalar ücretsiz yapılıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kentteki eski ampullü trafik ışıklarını yeni ledli sisteme dönüştürerek yılda 2,5 milyon dolar tasarruf elde etti.
Yüzde 70’ten fazla engelli olanların ve 65 yaş aylığı alan 85 yaş üstündeki vatandaşlar, maaşlarını evlerinden alabiliyor.
Geçen sene Hollanda’dan Türkiye’ye 350 bin yolcu geldi. Bu yolcuların yüzde 55’ini THY taşıdı.
Türk müteahhitler yurtdışında elde ettkleri 14 milyar doların üzerindeki gelirle, dünyada Çinli müteahhitlerin ardından ikinci sıraya yerleşti.
Türkiye’de 80 yılda 6500 kilometre duble yol yapılırken son on yılda 14000 kilometre duble yol yapıldı.
Sekiz yıl önce 392 TL olan en düşük memur maaşı 2011 yılında 1460 TL’ye yükseldi.
Ahmet Yavuz | 14 Şubat 2012 15:02
5510 sayılı kanuna göre genel sağlık sigortalısı sayılan kimseler ile bakmakla yükümlü olduğu kişilerin tabi olduğu kapsam türlerine göre farklı programlar üzerinden aktivasyon işlemleri yapılmaktaydı.
Bu işlemlerde kullanılan aktivasyon veri tabanları SGK tarafından Sağlık Provizyon Aktivasyon Sistemi (SPAS) programında birleştirildi ve tüm sağlık aktivasyon provizyon işlemlerinin tek bir program üzerinden otomatik olarak yürütülmesi sağlanarak Türkiye genelinde uygulamaya açıldı. Bundan böyle kurumla anlaşmalı sağlık hizmet sunucuları ile eczane ve optik isletmelerince provizyon sorgulaması SPAS üzerinden kapsam türü seçilmeden yapılabilecek. Böylece hem hastalar eczane eczane, kurum kurum gezmekten kurtulmuş olacak. Hem de devlete karşı yapılan birçok yolsuzluğa fırsat verilmeyecek. Genel sağlık sigortalıları ve bakmakla sorumlu oldukları kimseler ile özel veya resmi kuruluşlarda çalışan personeller müstehaklık bilgilerini SGK'nın internet sayfasından sorgulayabilecek. SPAS programında yeni doğan çocukların, işe girenlerin, emekli aylığı bağlananların bilgileri nüfus ve kurumun tescil, hizmet, tahsis, ödeme kayıtlarından kontrol edilerek sağlık hizmetinden faydalanma hakkı otomatik olarak oluşturulabiliyor. Evlenenlerin, boşananların, işten çıkanların, sigorta kapsamı değişenlerin sağlık hak sahiplikleri ise yeni durumlarına göre değiştiriliyor. İşten çıkanların, emekli aylığı durdurulanların, ölenlerin sağlık hak sahiplikleri SPAS tarafından otomatik olarak sonlandırılacak.
Bütün bunların gerçekleştirilmesi ve programa dâhil olmak için kurum ünitelerine giderek işlem yaptırmak gerekmiyor. Sigortalılar ve hak sahipleri kurum internet sayfasında, yer alan müstehaklık ekranından sağlık yardımlarına müstehak olup olmadıklarını kontrol ederek müstehaklığı görülenler doğrudan sağlık hizmet sunucularına başvurabilecek. Yalnızca müstehaklığı görülmeyenlerin kurum ünitelerine başvurması gerekecek. 18 yaşından büyük öğrencilerin, malul çocukların ve bakmakla yükümlü olunan anne, babaların ve diğer kişilerin başvurması gerekecek.
Hasta, tedavi faturasını görebilecek
SGK tarafından bu yılbaşından itibaren geçerli olacak "2012 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi" yayımlandı. Sözleşmede en dikkat çekici hususlardan birisi ilave ücretle ilgili. Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) de buna ilişkin düzenlemeler yapıldı. SGK ile sözleşmesi bulunan vakıf üniversiteleri ile özel sağlık kurum ve kuruluşları; SUT ve eklerinde yer alan sağlık hizmetleri işlem bedellerinin tamamı üzerinden ücret alacak. Alınacak tutarın kurumca belirlenen oranı geçmemesi gerekiyor. Sağlık hizmeti sunucusu, sunduğu sağlık hizmetleri öncesinde, alacağı ilave ücrete ilişkin olarak hasta veya hasta yakınının yazılı onayını alır. Bu yazılı onay alınmadan, işlemler sonrasında herhangi bir gerekçe ileri sürerek ilave ücret talebinde bulunamaz.
Hastanın acil haller nedeniyle sağlık hizmeti sunucusuna başvurması ve acil halin sona ermesi halinde, acil halin sona erdiğine ve müteakip işlemlerin ilave ücrete tabi olduğuna ilişkin hastaya/hasta yakınına SUT eki "Acil Halin Sona Ermesine İlişkin Taahhütname" kullanılarak, yazılı ve imza karşılığı bilgi verilmesi zorunludur. Kurumla sözleşmesi bulunan vakıf üniversiteleri ile özel sağlık kurum ve kuruluşları, aynı başvuru numarası altında hastaya yapılan işlem bedellerinin toplamı 100 TL'yi aşıyorsa, bu hizmetleri ve varsa ilave ücret tutarını gösterir, şekli kurumca belirlenecek bir belgeyi, yatan hasta tedavilerinde en geç hastanın taburcu olduğu tarihte, diğer tedavilerde ise işlemin yapıldığı tarihte hastaya vermek zorunda. Ancak hastanın istemesi halinde tutar sınırına bakmadan sunulan tüm işlemleri ayrıntılı olarak gösteren bilgi ve belgeler hastaya verilmek zorunda. Söz konusu bilgiler aynı süreler içerisinde elektronik ortamda da sağlanabilir.
Acil servislerde verilen ve Sağlık Uygulama Tebliği eki EK-8 listesinde yer alan 520.021 kodlu "Yeşil alan muayenesi" adı altında kuruma fatura edilebilen sağlık hizmetleri hariç olmak üzere, acil haller nedeniyle sunulan sağlık hizmetleri, yoğun bakım hizmetleri, yanık tedavisi hizmetleri, kanser tedavisi (radyoterapi, kemoterapi, radyo izotop tedavileri), yenidoğana verilen sağlık hizmetleri, organ, doku ve kök hücre nakilleri, doğumsal anomaliler için yapılan cerrahi işlemlere yönelik sağlık hizmetleri, diyaliz tedavileri, kardiyovasküler cerrahi işlemleri için herhangi bir ilave ücret alınamaz. Sözleşmeli sağlık kurumları, asgari banyo, TV ve telefon bulunan; 2 yataklı odalarda sundukları otelcilik hizmetleri için "standart yatak tarifesi" işlem bedelinin bir buçuk, tek yataklı odalarda ise üç katını geçmemek üzere kişilerden ilave ücret alabilir. Günübirlik tedavi kapsamındaki işlemler sırasında verilen otelcilik hizmeti için ise en fazla "gündüz yatak tarifesi" işlem bedelinin 3 katına kadar ilave ücret alınabilir. İlave ücret alınmayacak sağlık hizmetlerini ve alınacak ilave ücret oranını gösterir bir levhanın hasta tarafından görülebilecek şekilde ilave ücretin tahsil edildiği yerlere asılması gerekecek.
Zaman, 14 Şubat 2012